Hipertrofik skar ve keloid tedavisi

Hipertrofik skar ve keloid, yara iyileşmesindeki anormal yanıt sonucunda deride özellikle vücut üst kısımlarında ortaya çıkan, kişileri fonksiyonel ve kozmetik açıdan olumsuz yönde etkileyebilen, aşırı iz gelişimi ile karakterize bir durumdur.

Hipertrofik Skar nedir?

Kesi, çarpma vurma gibi travmaları takiben deriden hafif kabarık, çok sert hissedilmeyen, daha sınırlı parlak pembe, kırmızı renkli ya da deri renginde olabilen bir durumdur. Kendiliğinden kaybolabilir.

Keloid nedir?

Özellikle yatkın bünyelerde travma sonrası deriden oldukça kabarık, muayene ile sert hissedilen deri renginde yada pembe kırmızı renkli kabarıklıklardır.

Travma sonrası izler nasıl iyileşir?

Deri bütünlüğünü bozan her tür travma sonrasında ortaya çıkan tamir sürecinin sonunda sınırlı da olsa iz (skar) ortaya çıkabilmektedir. Ancak bazı kişilerde iyileşme kontrol edilemez ve skar dokusu kontrolsüzce oluşabilir. Tamir sürecinin beklenenin ötesinde aşırı iz oluşumu ile sonuçlanmasına “Hipertrofik Skar” (HS) veya “Keloid” denir.

Keloid Tedavisinde neler uygulanır ?

Tedavide uygulanacak yöntemler; uygun kremlerin sürülmesi, hipertrfik skar veya keloid içine enjeksiyon, kriyoterapi (Buz tedavisi), radyoterapi ve cerrahi tedavi yöntemleridir.

Başlıca tedavi yöntemleri nelerdir?

  • Yüzeyel sürülecek kremler: Bunların içinde kortizonlu kremler, nemlendiriciler, soğan ekstraktı içeren kremler, imikimod ve vitamin E gibi ilaçlar kullanır. Silikon bazlı deriye yapışan hazır pansuman malzemeleri de hem yaraya sürekli nem sağlayan ideal bir ortam oluşturur, hem de enfeksiyonlardan korur.
  • intralezyonel enjeksiyon; Farklı ilaçların birkaç haftada bir skar dokusu içine enjekte edildiği bu uygulamada dokunun düzleşmesi amaçlanır.
  • Kriyoterapi; Sıvı azot ile dokunun dondurulmasına dayanan bu işlem tek başına ya da intralezyonel enjeksiyon ile birlikte uygulanabilir.
  • Radyasyon; Yüksek doz X-ışınlarının skar dokusuna uygulandığı bu yöntem tek başına ya da cerrahi sonrası nüksü engellemek için tedaviye dirençli keloidlerde daha çok kullanılabilir. Ancak yan etkileri kullanımını sınırlandırmaktadır.
  • Cerrahi; Revizyon yapılmaksızın ve/veya diğer yöntemlerle kombine edilmeksizin skar dokusunun doğrudan çıkarılması uygun değildir. Çünkü özellikle keloidlerde cerrahi girişim başlangıçtaki skar dokusunun daha da büyümesi ile sonuçlanabilir.

Tedaviye nasıl yanıt alınabilinir?

Tedavi süreci uzun zaman alabilir. Yukarıda belirtilen tedavi yaklaşımlarının birden fazlasının birlikte uygulanması tedavi şansınızı artıracaktır. Mevcut tedavi seçeneklerinin hiçbirisi izleri tamamen geçirme becerisine sahip değildir. Tedavi başarısını etkileyen faktörler; skarın direnç kapasitesi, uygulanan tedavilerin etkinliği ve hastanın tedaviye olan uyumudur. Tedavi sonrasında, özellikle keloidlerin bazılarının, tekrarlayabileceği ve skar oluşumunun önlenmesinin, sonradan yapılacak düzeltici tedavilerden çok daha etkili olduğu bilinmelidir!

Hipertrofik Skar ve keloidi olanlarda önlemek için neler yapılabilir?

  • Tıbbi zorunluluk dışında gereksiz cerrahi işlemlerden (küpe, hızma, dövme, kozmetik işlemler vb.) kaçınmak gerekir. • Sivilce varsa tedavisi gereklidir.
  • Eğer bir yeriniz kesilir, zedelenir ya da yaralanırsa; yarayı temiz tutun, enfeksiyonu önleyin. Yara yerini nemli tutun. Bu amaçla emici olmayan bir bandajın altında vazelin uygulaması yapabilir ya da hazır silikonlu bandajlar kullanabilirsiniz.
  • Yara yüzeyinin kapanmasından sonrada nemlendirme işlemine devam etmek yaranın olgunlaşması sürecinde iz oluşmaması için gereklidir.
  • Skara olan yatkınlığınızı belirterek dermatoloğunuza müracaat edin!

Keloid gelişimine yatkınlık oluşturan risk faktörleri nelerdir?

Birinci derece akrabalarında HS/keloid olan kişilerde, siyah ırkta daha fazladır. Vücudumuzda özellikle omuz, sırt ve gövde üst kısmı, ense ve kulak memelerinde daha sık görülür. Yara iyileşmesini geciktiren ve bozan tüm faktörler belirgin skar dokusu gelişimine neden olabilir. Enfeksiyon, tekrarlayan travma, kuru yara ortamı iyileşmeyi geciktirir. Ayrıca, yaranın epitelizasyonunu sağlamak için gerekli olan cerrahi kapamanın yapılmaması ya da uygunsuz cerrahi işlem sonrası yara dudaklarında aşırı gerginlik diğer olası risklerdir.

Hipertrofik Skar ve Keloid Nasıl Tanınır?

Hastalardaki bulguların klinik görünümü tanı için yeterlidir ve biyopsi benzeri tanısal girişimlere çoğunlukla ihtiyaç duyulmaz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir